Yazdır

Müzik aleti çalmayı öğrenmek zaman israfı mıdır? -2

mzk.jpg2- Bunlar için ücret vermek, kiralamak satınalmak ticaretini yapmak.

<<<Makhul, Aişe’den -r.anhâ- şöyle rivayet etti: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Herkim ölür de yanında çalgıcı bir cariyesi olursa, üzerine namaz kılmayın.”

Kurtubi Devam ediyor: Tirmizi ebi Umame’nin –r.a.- Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den şöyle buyurduğunu rivayet etti: Çalgıcı-şarkıcı cariyeleri satmayın satınalmayın,  onlara (çalgı-şarkı) öğretmeyin. Onların ticaretinde hayır yoktur, ücretleri haramdır, bu gibisi hakkında şu ayet inmiştir:

“İnsanlardan bazısı var ki, lehve-l hadis’ i satınalır da onunla ilimsiz olarak Allah yolundan saptırmak ister. Onlar için acıklı –alçak edici- bir azab vardır.” Diyerek ayeti sonuna kadar okumuştur.

Bu durumda yasak olan şey  üzerine ücret almak ta caiz değildir. Amr ibni Abdul Berr, çalgı üzerine ücret almanın haram olduğu üzerine icma olduğunu iddia etmiştir.>>>

Şimdi diğer rivayetleri, meşhur kitablardan aktaralım:

Evvela bu modernistlerin, ilimsiz müçtehidlerin muktedasından başladık:

كتاب شرح العمدة في الفقه لابن تيمية الحراني - (ج 2 / ص 110)

İbni Teymiyye’nin kitabından:

Kad’ı derki: Hamamların yapılması, satılması ve kiraya verilmesi caiz değildir, aynı şekilde lehiv –çalgı- aletlerini yapmak, satmak ve kiraya vermek caiz olmadığı gibi, altın ve gümüş kablar, eteş evi (tapınak) yapmak ve satışı gibi (bunlar da caiz değildir.)

كتاب شرح العمدة في الفقه لابن تيمية الحراني - (ج 7 / ص 32)

Ebi Amir’in veya Ebi Malik el Eş’ari’nin hadisinde şöyle gelmiştir: Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işitti: “Elbette ümmetimden bir takım kavimler bulunacak, ipek ve ibrişim giyinmeyi, şarap içmeyi, çalgı aletlerini kullanmayı helal görecekler.”

المغني لابن قدامة المقدسي - (ج 80 / ص 99)

Onlardan –masıyyetlerden- bazısı olarak, çalgı aletlerinin ve lehvin –oyun oyuncak- şeylerin açığa çıkmasını zikretti. Kasım’dan, o da ebi Umame’den rivayetle Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu (rivayet etti): “Muhakkak Allahu teâlâ beni alemlere rahmet olarak gönderdi, bana çalgı aletlerini ve zurnaları kırmakla emretti. Onların satılması ve satınalınması helal değildir, öğretilmesi de ticareti de helal değildir. Ücretleri haramdır.” 

السنن الكبرى للبيهقي - (ج 45 / ص 257)

İbni Abbas, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’den şöyle rivayet etti: “Allahu tebareke ve teala, üzerinize içkiyi kumarı ve kuvbeti yani davul –tampet- haram etti. Her sarhoş edici haramdır, dedi.”

تفسير البحر المحيط - (ج 9 / ص 98)

Lokman suresi 6 ayet: -lehvel hadis- yani çalgı aletleri ve şarkı-türküdür. Hadisi şerifte ebi Ümame’nin rivayetinde Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: “Çalgıcı cariye satınalmak ve satmak haramdır.”

الدر المنثور - (ج 3 / ص 471)

Enes’ten r.a. rivayetle, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Elbette şu ümmette yer batması, üzerlerine taş atılması ve mesh (şekillerin değiştirilmesi) olayı vuku’ bulacaktır. Bu durum, şarap içtikleri, şarkıcı cariyeler edindikleri ve çalgı aletlerine vurdukları zamandır.”

Ebu Hureyre’den rivayetle Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: “Şu ümmetten bir topluluk ahır zamanda, maymun ve domuza  mesh edilecektir (şekilleri değiştirilecektir.) 

Dediler ki: Ey Allahın Resulü! Onlar –Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın resulü olduğuna şahitlik etmiyorlarmı?

Buyurdu: Evet (Şahitlik ederler), oruç tutarlar namaz kılarlar hac ederler.

Denildi: Halleri nedir?

Buyurdu: Çalgı aletleri defler ve şarkıcı kadınlar edinirler. İçki içerek ve oyun oyuncakla gecelerler. Sabahladıkları vakitte maymun ve domuza çevrilmişlerdir.”

Ebu Hureyre r.a. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den şöyle rivayet etti: “Beni Hak ile gönderen Allahu teâlâ yemin olsun ki, şu dünya hayatı son bulmaz, taki onlarda yer batması, şekillerin döndürülmesi ve üzerlerine taş yağdırılması vakı’ olana kadar.

Dediler ki: Bu nezamandır ya Resulellah!

Buyurdu: Kadınların eğerlere bindiğini (elinde sigara, teybini açmış tek başına son model araba kullanırken) gördüğünüz zaman, çalgı aletleri çoğalınca, yalancı şahitlik yayıldığı zaman, açıktan şarap içildiği zaman, namaz kılanlar ehli şirkin (onlar gibi) altın gümüş kablarından içtiği zaman, kadınlar kadınlarla erkekler erkeklerle ihtiyaç (şehvet) giderdiği zaman; bunları gördüğünüzde, sakının yardım taleb edin gökten taş yağmasından sakının.”

الدر المنثور - (ج 9 / ص 176)

Dedimki Ya eba Abdurrahman! (İbni Mes’ud r.a.); kıyametin, bildiğin bir alameti varmı?

Dediki, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e bundan sordum, buyurdu:

“Muhakkak kıyametin vaktinin alametlerindendir; çocuğun öfkeli olması, yağmurun kesilmesi, şerlilerin kıymetli olması, yalancıların tasdik edilmesi, haine emanet verilmesi, emin kişilerin hain gibi görülmesi, her kabile ve sokak ehli facirlerini öne takdim eder, mihrablar süslenir, kalbler harab olur, erkekler erkeklerle - kadınlar kadınlarla yetinir, dünyanın mamur yerleri harab olur, harab yerler  mamur olur, fitneler zahir olur, açıktan faiz yenir, ÇALGI ALETLERI ZAHIR OLUR, hazineler açığa çıkar, şarap açıktan içilir….”

Fıkıhta şöyle der:

Çalgıcı-şarkıcı kadının şahitliği kabul edilmez, sesini insanlara işittirsin veya işittirmesin. Zira sesini yükseltmesi haramdır. Haramı irtikab etmiştir, zira Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem çalgıcı kadınların sesinden men etmiştir. Bununla, adalet derecesinden düşmüştür. Hadisi şerifte: “Çalgıcı (cariye) kadınları öğretmek helal değildir, satmak ve satınalmak ta. Ücretleri  haramdır.”

Alimler der ki, çalgıcı-türkücünün, kavalcının, ağıtçı kadının aldığı ücretlerin hükmü, rüşvetten daha asağıdadır, zira mal sahibi ona akit yapmaksızın kendi isteği ile vermiştir.[1]

Makhul derki; bir kimse darrab –davulcu, defçi- bir cariye satınalsa ve yanında şarkı söylemesi ve def çalması için onu bulundursa, (bu kişi) ölse, onun üzerine namazını kılmam, zira Allahu teâlâ buyurdu: “İnsanlardan lehvel hadisi satınalanlar…” (Lokman: 6)

Hadisi şerifte “Zurnaları kırmak ve hınzırları öldürmek için gönderildim.”

Ibni Kemal derki, mizmarlardan murad, bütün çalgı aletleridir.

Hadisi şerifte şöyle geldi: “Her kimin kulağı çalgı ile doluysa, kıyamet gününde ruhanilerin sesini işitmesine izin verilmez.”

Denildi ki –ruhanile kimlerdir?- ya resulellah!

Buyurdu: Cennet ehlinin kurralarıdır, yani melekler ve gözleri iri huriler ve benzerleridir.

Nisab isimli kitabta derki:

Zimmilerin, zurnalar ve tanburların satışını açıktan yapmaları men edilir, çalgı ve benzeri işleri açıktan yapmaları da men edilir.

*** Amma bayram günlerinde gınaya ruhsat verdiği rivayet edilen hadisi şerifler, metruk olup bu gün onlarla amel edilmez. Işte bu sebeble,  muhtesibin (görevli memur), bayram günü çalgı aletlerini yakması gereklidir.

Bilki, Kur’an sözlerin en doğrusu en tatlısı olduğundan,  onu dinlemek ve ona kulak vermek Allah tarafından rahmeti celb ettirince, onunla teganni mustehab oldu ki bu, sesi güzelleştirmek ve hoş yapmaktır. Zira bu, kalb yumuşaklığına sebebtir, huşu’ meydana getirir.

تفسير حقي - (ج 13 / ص 107)

Hadisi şerifte: “Çalgı dinlemek masıyettir, orda oturmak fasıklıktır,  ondan lezzet almak küfürdür.” Bu hadis tehdit üzeredir. Yani nimete nankörlük etmiştir. Şayet yanında tanbur, zurna gibi çalgı aletleri bulundursa günahkar olur, onları kullanmasa da. Zira onları bulundurmak adette oyun-oyuncak içindir.

المحلي بالاثار لابن حزم - (ج 15 / ص 39)

Ebi Ümame’den rivayetle Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: “Allahu teâlâ beni alemlere rahmet olarak gönderdi. Çalgı aletlerini, zurnaları,  putları ve haçları kırmamı emretti. Bunların satışı ve satınalınması, öğretilmesi, bunlarla ticaret helal değildir, ücretleri haramdır.”

العلل المتناهية - (ج 3 / ص 849)

Ali bin Ebi talib’ten r.a. rivayetle Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

“Ümmetim on beş hasleti işleyince onlara bela iner. …içki içilir, ipek giyilir, çalgıcı kadınlar ve  çalgı aletleri edinirler. Şu ümmetin sonu, evveline lanet eder; bu durumda üç şey bekleyin: Kızıl rüzgarlar, yer batması ve şekillerin değiştirilmesi.”

الضياء اللامع من الخطب الجوامع - (ج 3 / ص 455)

Ey müslümanlar! Herkim Allahın kitabı ve Resulünün sünnetinden  nasları bilirse, çalgının haramlığında şüphe etmesin, hatta Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem onu zina, içki ve ipek giymeye bitişik olarak saydı.

Sahihi Buharide, malik el Eş’ari’den, kendisi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den şöyle buyurduğunu işitti: “Elbette ümmetimden bir takım topluluklar (bulunup) zinayı, ipeği, şarabı ve çalgı aletlerini helal yapacaklar …”

قال ابن القيم رحمه الله تلميذ شيخ الإسلام ابن تيمية : بيان تحريم رسول الله ـ صلى الله عليه وسلم ـ الصريح لآلات اللهو والمعازف ثم ساق الأحاديث الدالة على ذلك وهي كثيرة ساقها في إغاثة اللهفان .

İbni Kayyım (r.aleyh) İbni Teymiyyenin talebesidir, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in, oyun ve çalgı aletlerini açık olarak haram ettiğini beyan sadedinde konuştu ve bunun üzerine delalet eden hadisleri irad etti. Bunlar çoktur,  İğasetu-l Lehfân’da zikretmiştir.

الضياء اللامع من الخطب الجوامع - (ج 3 / ص 453)

On üçüncü haslet: Çalgıcı kadınların, çalgı aletlerinin zuhuru, çagıcı – türkücü kadınların zuhuru. Muhakkak zamanımızda çalgı aletleri ve çalgıcı kadınlar ortaya çıkmıştır, fahiş bir şekilde ki; ortaya çıkışları her vakitte böyle açık olarak kulakla işitilmiş gözle görülmüş değildi. Her yerde, evlerde sokaklarda dükkanlarda, namaz vakitlerinde, ezanla birlikte, hatta çalgı ekseri kişilerin meta-ı oldu. Dostluklarının –alışkanlıklarının- son noktasıdır, Allahın zikrinden dönüp çalgıyla ünsiyyet kurdular, Allaha ibadet için yaratıldıklarını unuttular, kalbleri Allaha masıyyete bağlandı (takıldı.) Bu dostluğun –alışkanlığın- akabinde vahşet bulacaklar, bu alakadan sonra kesilmek ve zeval bulacaklar.

عن مجالسة الأحداث والنسوان - (ج 1 / ص 36)

وأسند ابن ماجه عن مالك الأشعري قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: " ليشربن أناس من أمتي الخمر يسمونها بغير اسمها يضرب على رءوسهم بالمعازف يخسف الله بهم الأرض ويجعل منهم القردة والخنازير " وإسناده صحيح.

İbni Mace, Maliki Eş’ari’den şöyle dediğini rivayet etti: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: “Ümmetimden bir kısımları şarap içeçekler de onu başka bir isimle isimlendirecekler, başlarının üzerine çalgı aletleriyle vururlar, Allah onları yere batırır. Onlardan maymunlar ve hınzırlar yapar.” İsnadı sahihtir.

غذاء الألباب في شرح منظومة الآداب - (ج 1 / ص 247)

Manzumetu-l Âdâb şerhi:

Matlab; çalgının ve onu dinlemenin, dört imama göre hükmünü beyan:

İmamı Malik’e göre: kendisi gınadan ve dinlemekten men etti. Ve dedi: Kişi, bir cariye satınalsa ve onu çalgıcı olarak bulsa, ayıb sebebiyle onu geri verme hakkına sahibtir. Malik’e, Medine ehlinin ruhsat verdiği gınadan soruldu.  Dediki: onu, bize göre fasıklar yapar.

Ebu Hanife’ye göre:

Gınayı, (tahrimen) mekruh görür ve onu günah sayar. Kufe ehlinin mezhebide budur. Sufyan, Hammad, İbrahim, Şa’bi ve diğerleri. Bu hususta aralarında ihtilaf yoktur. Basra ehli arasında, gınayı men etmekte bir ihtilaf olduğunu bilmiyoruz.

İmam İbni kayyım, İğaset-ul lehfan’da der:

Bu hususta Ebu Hanife’nin mezhebi, mezheblerin en şiddetlisidir. Burdaki sözü, en ağır sözdür. Ashabı (Hanefi alimleri), bütün melahilerin –çalgı nevilerinin-haram olduğunu açıkça söylemişlerdir. Zurnalar, defler gibi, hatta ağaç dalı ile vurmayı bile. Açıkladılarki bu, masıyyet olup  fıskı gerektirir ve bununla şehadeti red olunur. Bundan daha beliği (ileri derecedeki hükmü), Sema/nağme fısktır, onunla lezzetlenmek küfürdür. Bu lafızlarıdır, bu hususta kaldırılması sahih olmayan bir hadisi şerif varid olmuştur. Şöyle dediler: Kişi için çalgı olan yerden geçerken, veya civarında bulunurken, onu dinlememek hususunda son derece gayret etmek vacibtir.

Ebu Yusuf derki: Çalgı ve şarkı-türkü işitilen bir bina-ev bulunursa, ordakilerin izni olmadan içeri gir, zira münkerden nehyetmek farzdır. İzinsiz girmek caiz olmasaydı, elbette insanlar farzı (çalgıyı yasaklamayı) ikame etmekten çekinirlerdi.

Imamı Şafii, Kadının Edebi Kitabında:

Gına lehiv –boş, fuzuli şey- dir, mekruhtur, batıl ve muhal –yasak- olan şeye benzer.  Onu çok yapan ahmaktır, şehadeti red edilir. Mezhebini iyi bilenler,  haram olduğunu açıklamışlardır. Ona helal olduğunu nisbet edenleri de inkar etmişlerdir, Kadı Şaberi, Şeyh Ebi ishak ve ibni Sabbağ gibileri.

Şeyh ebu İshak tenbih ederek der: haram menfaat üzerine ücret almak sahih değildir, gına, fülüt-ney, şarap taşımak gibi şeyler. Bu hususta bir ihtilaf zikretmedi.

Yabancı kadından çalgı-türkü dinlemeye gelince; haramların en büyüğü ve en şiddetlisidir,  dini en çok ifsad edici şeydir.

Davul çalması için birini kiralasa, eğer oyun eğlence için olursa caiz olmaz, şayet gazileri ve kafileyi uğurlamak için olursa caizdir.

Imam Şafii derki:

Cariye sahibi olan kişi, insanları toplayıp (çalgıcı) cariyesini dinletse, (bu kişi) sefihtir, şehadeti red edilir. Bu hususta sözü sert yaptı ve -o deyyustur- dedi.

مجالس شهر رمضان - (ج 1 / ص 91)                 

Bütün lehiv aletlerinden sakınmak gerekir. Ud, ribabe, kanun, kümnece, bıyanu, keman ve diğerleri. Zira bunlar haramdır, tahrim ve günah bakımından ziyadedirler.

Bu sayılanlara sizde t.v. radyo, müzik setleri, c.v. dvd. Ve internetteki rezillikleri ekleyebilirsiniz. Sakındırmak makamında olunca alimlerin, fetvada açık kapı bırakmaması, yanlış bir çığır açmaması (sedduz-zerai babında) gereklidir. Alim olan insanları korur ve kurtarır, itikleyip helake düşürmez, nefse yol açıp şeytana teslim etmez.



[1] Rüşvet hakkında kati delille yasak vardır, faiz gibidir. Bu sayılanların haramlığı ise bundan biraz düşüktür.

Devamı var...