.

.

E-posta Yazdır PDF

Direniş kazanacak!

hamaszahar-.jpgGazeteci-Yazar Ahmet Zeki Gayberi, İsrail'in Gazze'de giriştiği soykırımın perde arkasını araladı.

 

ÖZEL HABER

Gazeteci-Yazar Ahmet Zeki Gayberi, İsrail'in Gazze'de giriştiği katliamaın arka planında neler olduğunu yazdı. Direnişin kazanacağını. İsrail'in moralman çökeceğini belirten Gayberi, önemli tespitlerde bulundu.


 

DİRENİŞ KAZANACAK!

İsrail'in 4 Ocak Cumartesi günü başlattığı ve Gazze'ye dört farklı noktadan girdiği kara harekatı ile öncelikle Gazze'nin kuzeyiyle güneyi arasındaki irtibatı koparmayı, ardından da Hamas'a ve Filistin direnişine ağır darbe vurmayı hedeflediği biliniyordu. Ancak kara harekatının ilk dakikalarından itibaren ciddi bir direnişle karşılaşan ve istediği hedeflere ulaşamayan İsrail, Filistin direnişinde olmayan bir silahtan, yani hava gücünden daha çok medet umdu ve saldırının 10. gününde de hava saldırılarını sürdürdü. Ancak İsrail açısından ilginç olan husus, saldırının başladığı ilk günden bu yana hedeflerini sürekli daha geriye taşımak zorunda kalmasıydı. Terör devleti İsrail'in, adına 'Dökme Kurşun' dediği hava, deniz ve kara saldırılarında, umduğundan daha büyük direnişle karşılaşması, ilk günlerde "Hamas'ı ezeceğiz" diyen İsrail yönetiminin, hedef küçülterek amaçlarının Hamas füzelerini durdurmak olduğunu açıklamasına neden oldu.

Gazze'deki Filistin hedeflerini vurduğu 27 Aralık günü "Hamas'ı ezeceğiz" diyen İsrail yönetimi, Hamas'ın İsrail saldırılarına en derin noktalarını vurarak cevap verdiği ikinci aşamada amaçlarının Hamas'ı yok etmek olmadığını, sadece ona güçlü bir darbe indirmeyi planladıklarını söylemeye başladı. Saldırılar birinci haftasını doldururken Hamas'a fazla kayıp verdiremediğini fark eden işgal güçleri, kendilerine hedef olarak füze saldırılarını durdurmayı seçti. İsrail'in söylemindeki bu gerileme, Filistin direnişinin İsrail saldırılarına her seferinde daha güçlü bir şekilde yanıt vermesiyle gerçekleşti.

SAVAŞLARIN KONSEPTİ DEĞİŞTİ

21. yüzyılın başıyla birlikte savaş stratejilerinde önemli değişiklikler olduğunu kaydeden Ortadoğu Uzmanı Gazeteci İslam Özkan, "Önceden devletlerin kendi aralarında ya da devletle gerilla güçleri arasında gerçekleşen savaşlar bu yüzyılın başıyla birlikte devletsiz güçlerle ya da yarı-devlet olarak tanımlanan güçler arasında gerçekleşmeye başladı. Irak'ta Afganistan'da, Lübnan'da ve Filistin'de Amerika'nın başını çektiği Batı yanlısı koalisyon, bir devlete sahip olmayan ama çevrelerinde ciddi bir halk desteğinin bulunduğu devletimsi yapılarla savaşmak zorunda kaldılar. Bu savaşın özelliği devletimsi yapıların devletlerin sahip olduğu düzenli orduların karşısına hem düzenli orduların hem de gerilla mücadelesinin avantajlarını içerin farklı bir savaş taktiğiyle çıkmasıydı. Bu savaşlar genelde Taliban, Hizbullah ve Irak direnişinin nihai olmayan zaferleriyle sonuçlandı. Sonuç itibariyle bu örgütler, karşılarındaki devletleri bütünüyle mağlup edemediler, onları topraklarından söküp atamadılar ancak düşmanlarına ağır kayıplar verdirdiler, morallerini bozdular, sahip oldukları avantajları (ağır silahları, hava güçünü, devasa büyüklükteki ordularını) tamamıyla işe yaramaz hale getirdiler" şeklinde görüş belirtiyor.

İsrail'in, operasyonlar uzadıkça tahammülünün azalacağına dikkat çeken Özkan, Gazze operasyonunun uzamasının, Gazze'de sivil kayıpların artmasına, Gazze'de yaşanan insanlık dramının ve krizin derinleşmesine yol açacağını ama aynı zamanda Hamas'ı bütünüyle yok edemeyen, füzelerin atılmasına bile engel olamayan İsrail için büyük bir moral bozukluğuna neden olacağını ifade ediyor.

DÜNYADA HAMAS'A SEMPATİ ARTIYOR

İsrail'in, bir taraftan sivil kayıpların yol açtığı imaj kriziyle mücadele ederken diğer taraftan da hedeflerini gerçekleştirememesi nedeniyle büyük bir yenilgi psikolojisiyle karşılaşacağını belirten Özkan şöyle konuştu:

"İsrail belki de savaşı, savaş alanından önce psikolojik olarak kaybedecektir. Zaten dünyanın dört bir tarafında düzenlenen gösteriler dünya kamuoyunun Filistin sorununa bakışındaki değişiklikleri gözlemleme fırsatı veriyor. Şu ana kadar Filistin direnişine büyük ölçüde sivil destek veren ülkelerde, desteğin genel olarak Filistin'den özel olarak Hamas direnişine kaydığı gözleniyor. Gerek Avrupa'da gerekse İslam ülkelerinde bugün düzenlenen gösterilerde Hamas liderleri Şeyh Ahmet Yasin'in, Abdülaziz Rantisi'nin, Hasan Nasrullah'ın fotoğraflarının her zamankinden daha çok taşınması ve Hamas direnişine verilen destek mesajları Hamas'ın dünya kamuoyunda desteğini ciddi ölçüde artırdığını, bütünüyle meşru bir hareket haline geldiğini gösteriyor. İngiltere'de, Danimarka'da, Paris'te ve İtalya'daki gösterilerde solun ve sosyalist muhalefet sokaklara döküldü. Bu, Filistin direnişinin, Avrupa'daki sosyalist muhalefetin desteğini kazanmaya başladığını da gösteriyor.

ÇAĞLAYAN MİTİNGİ İSLAM ALEMİNİ UMUTLANDIRDI

Türkiye'den Pakistan'a, Fas'tan Endonezya'ya kadar İslam dünyasının onlarca ülkesinde düzenlenen eylemlerde, öfkenin daha çok Refah sınır kapısını açmayarak İsrail'e dolaylı destek veren Mısır rejimine ve onun bölgedeki müttefikleri Arap yönetimlerine yöneldiğini ifade eden Özkan, "Hükümetlere yönelik bu tepkiler, Arap ülkelerini ciddi ölçüde rahatsız ederken birçok Arap kanalı bu gösterileri ya hiç vermedi ya da önemsiz eylemler olarak gösterdi. Filistin'deki katliamın sürmesi halinde İsrail'le işbirliği yapan ya da göstermelik kınamalarla yetinerek katliama seyirci kalan ülkelerde ciddi siyasi olaylar meydana gelebilir."

Arap dünyasında ve bütün İslam aleminde, İstanbul Çağlayan'daki Filistin Mitingi'nin şu ana kadar yapılan en büyük gösteri olarak dikkat çektiğini ve haber ajanslarının mitingde atılan sloganların dozajındaki sertliği de Türk halkının İsrail katliamına verdiği büyük kızgınlık olarak yansıttığını söyleyen Özkan, Arap dünyasında bir çok yorumcunun Saadet Partisi'nin organize ettiği bu gösterilerin Arap dünyası için de örneklik teşkil etmesi yorumunda bulunduklarını söyledi.

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.