Barış anlaşması ile topraklarının ellerinden gideceğinden endişelenen Filipinli Katolikler hızla silahlanıyor.
Filipinler güvenlik kuvvetleri, Müslümanlarla barış sürecinin kesintiye
uğraması üzerine ülkenin güneyinde Katolikler ve Müslümanlar arasında
şiddet olaylarının patlak vermesinden endişe ederek tam alarma geçti.
Mindanao bölgesi vali yardımcısı Emmanuel Pinol, "Güneyde politik hararet hızla yükseliyor." dedi.
Bu
hafta bölgedeki Katolik yerleşim bölgelerindeki binlerce çiftçi Moro
Ulusal Kurtuluş Cephesi (MILF) ile yapılmak istenen barış anlaşmasına
karşı çıkarak anlaşmanın imzalanması halinde Müslümanların şu anda
yaşadıkları toprakların genişleyeceğini ve gelecekte kurulması
planlanan Müslüman yerel hükümetin politik ve ekonomik güçlerini
artıracağını ileri sürdüler.
Vali Yardımcısı Pinol, Katolik çiftçilerin "topraklarını korumak amacıyla" silahlanmaya başladıkları uyarısında bulundu.
Filipinler
hükümeti ile MILF arasındaki hazırlanan imzalanmasını Filipinler Yüksek
Mahkemesi son dakika kararı ile durdurdu. Yargıçlar önümüzdeki bir ay
içinde anlaşmanın anayasaya uygunluğunu tartışacaklar. Uygun
bulunmaması halinde yeni bir anlaşma metninin hazırlanmasını
isteyecekler.
MILF sözcüsü Eid Kabulu, "Problem bizden
kaynaklanmıyor. Ateşkese uymaya devam edeceğiz. Barış sürecine bağlı
kalacağız. Kuzey Cotabato'daki Hıristiyan yetkililer histeriye yol
açıyorlar ve insanları silahlanmaya çağırıyorlar. Saldırırlarsa
kendimizi savunacağız." şeklinde konuştu.
Filipinler'in
güneyindeki Müslümanlar onlarca yıldır bir çeşit yerel bağımsızlık
kazanmak için mücadele ediyor. 11 Ağustos'ta yapılacak yerel seçimlerde
yaklaşık 1.6 milyon seçmen Müslüman Mindanao Özerk Bölgesi'ndeki (ARMM)
altı eyalet için vali, vali yardımcısı ve yerel parlamento için 24 üye
seçecek.
ARMM, 1989'da bir diğer Müslüman grup ve Filipinler
hükümeti arasında varılan bir barış anlaşması ile kuruldu.
Müslümanların çoğu ARM'ın yetkilerinin çok sınırlı olduğunu savunuyor.
Müslüman
bölgesindeki polis müdürü Joel Goltiao, seçimlerde yaklaşık 17 bin
asker ve polisin görev alacağını belirtti. Özellikle 200 köyde yoğun
güvenlik tedbirleri alınacak.
Bu arada, Malezya,
Filipinler Yüksek Mahkemesi'nin barış anlaşmasının imzalan ması
durdurması ardından Filipinler'de barışın sürdürülmesi çağrısında
bulundu.
Yorum:
Hayatlarının uzun bir bölümünü savaşla geçiren filipinli müslümanlar, düşmanı dize getirecekken, işleri bozulacağını anlayan hıristiyanlar, olaya müdahale ederek barış anlaşmasını sabote ettiler.Şimdi de silahlanmaya başladılar.
Müslümanların "Küfrün tek millet olduğuı" nu bilmesi, en elzem bir husustur. O halde buna karşı alınacak tedbirlerin müslüman idarecilere söylenmesi, maddi manevi hazırlıklı olunması gerekir. İşte Gazze olaylarında islam aleminin halini gördük, kimis de israile erzak vermiş. Amma en güzeli bütün vicdanlı duyarlı mü'minler birşeyler yapmanın gayretinde bulunmuşlardır. Bunları toparlayacak birleştirecek bir merkez, tabiri eski ile imam etrafında birlik beraberlik lazımdır. Bundan sonra emri bil ma'ruf tertibine göre yapılır. (Evvela elle, sonra dille sonra kalb ile) ,
Efendimiz s.a.v dış aleme tebliğini, Hudeybiye anlaşmasından sonra yaprı. O zamana kadar en yakın düşmanlarıyla meşgul idiler, onlarla anlaşma yapılıp iş sağlama alınınca, artık açılma dönemi başlamış oldu. BEreket ve islam birliği şu sünnete uymakladır, birileri biz istediğimiz gibi yaparız dediği için diğerleri de biz de böyle yaparız demekte ve 72 bozuk fırka meydana gelmekte.
"Sevadı a'zamdan ayrılmayın" "cemaatten bir karış ayrılan dalalettedir." Hadisi şeriflerin muktezasına dikkat etmeliyiz. Bütün müslümanların hizmetinin sünneti seniyyeye uygun olmasını dileriz.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|













