.

.

Savaşlar

E-posta Yazdır PDF

Peygamberimizin Sancak ve Bayrakları

sancaklar.jpg

Allah Resulü’nün Ordu Ve Seriyye (müfreze) Kumandanlarına Râyeler Bağlaması,  (bayrak vermesi) İslâm'da İlk Olarak Bağladığı Râye Ve Kimin İçin Bağladığı

Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) hicretin ikinci yılında Ubeyde b. Haris b. Abdülmuttalib b. Abdümenâf’ı bir seriyye’nin başında gönderdi ve kendisine bir râye bağladı. (çektirdi, verdi), İbn İshak şöyle der: “Bize ulaştığı kadarıyla bu, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) Müslümanlardan biri için bağladığı ilk râyedir.” Yine ikinci yılda Hamza b. Abdülmuttalib'i başka bir tarafa gönderdi. Bazıları bunun ilk verilen râye olduğu­nu söylerler. Bu iki seriyyenin gönderilmesinin birbirine ya­kın zamanlarda olduğu düşünülerek iki görüşün uzlaştırıl­ması ihtimal dâhilindedir. 

 

Râye’nin Ebadı

İshak b. İbrahim er-Remlî Şâm bâdıyesı hadislerinden ola­rak Haram b. Abdurrahman el-Has'amî yoluyla Ebû Zur'a el-Fezaî es-Sümâlî den şu tahricde bulunur: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ona râye olarak bir arşına (zira=90 cm) bir arşın ebadında beyaz bir kumaş parçası verdi." Hz. Peygamber ona râye'yi verdikten sonra "Ey Ebû Zur'a, kav­mine gît ve içlerinde kim Ebû Zur'a'nın râyesi altına girerse emniyettedir' diye ilanda bulun" buyurdu. Ebû Zur'a, ben de öyle yaptım, der.

 

Râyelerde Hilâl Şekli

İbn Hacer el-İsâbe’de Sa'd b. Mâlik el-Ezdî'nin tercümeihâlini vererek İbn Yunus'tan şu bilgiyi nakleder: Sa'd b. Mâlik, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve sellem) elçi olarak geldi, Rasülullah ona kavmi için siyah bir râye verdi. Râye' de beyaz bir hilal vardı. Sa'd b. Mâlik Mısır fethine katılmış olup orada soyundan kimseler bulunmaktadır. İslâmî râye’deki hilal şekli­nin menşei de böylece anlaşılmış olmaktadır.

 

Allah Resulümün Liva (sancak) Ve Râyelerinîn Renkleri, Râye'sînîn Adı Ve Beyaz Liva’sına Yazılan Yazı

Beyaz: İbn İshak şöyle der: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) Büyük Bedir Gazvesinde livâ yı Musab b.Umeyr’e verdi. İbn Hişâm, bu liva' nın beyaz olduğunu söyler. Nesâi ve Ebû Davud'un Sünenlerinde Cibir’den şu rivayet nakledilir "Allah Resulü'nün (Sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke'ye girdiği günkü livası beyazdı."

Sarı: Ebû Davud'un Sünen'inde, Simâk b. Harb'den, onun kendi kavminden bir adamdan, onun da bir başkasından yaptığı şu rivayet zikredilir: "Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) râye’sini sarı gördüm"

Toz Rengi: İbn Cemea Muhtasara's-siyer'de Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) silâhı babında şöyle der: Onun toz rengi bir livâsı vardı.

Siyah: İbn İshak Bedir Gazvesi'yle ilgili ha­berde şöyle der: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) önünde iki siyah râye vardı; biri Ali b. Ebî Tâlib'de, diğeri de Ensârdan birindeydi. Abdullah b. Hayyân el-Isfahânî Ahlâku'n-Nebî'de Hasan'dan şu rivayeti nakleder: Allah Resulü'nün (Sallallahu aleyhi ve sellem) râye’si siyah olup adı ‘Ukâb’ idi. Buhâri'nin Târîh'inde Haris b. Hassân'dan şu rivayet nakledilir, “Mescide girdim, Hz. Pey­gamberi (Sallallahu aleyhi ve sellem) minberde ayakta hutbe okurken gördüm. Fa­lan da kılıç kuşanmış olarak ayaktaydı, orada siyah râye’ler sallanıyordu. "Nedir bu?" dedim, Amr b. Âs'm Zâtü's-selâsil ordusundan döndüğünü söylediler.

 

Yün Râye

Kudâi el-Inbâ'da şöyle der: Resulullah'ın  (sav) ‘e1-Ukâb’ adlı, siyah yünden bir râye’si vardı.

 

Siyah-Beyaz Çizgili Kumaştan (Nemire) Râye

Nemire, yünden çizgili kumaş demektir. Bu kumaş­ta "hilâl" desenleri olduğu da söylenir. el-Muhkem'de şu bilgi verilir: Nemire, hangi renkten olursa olsun nokta (be­nek) demektir. el-Enmer, içinde siyah ve beyaz nokta olan şeydir. Nemire ise siyah ve beyaz çizgileri bulunan ku­maş demektir. îbn Cemâa Muhtasaru's-siyer'de şöyle der: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) el-Ukâb denilen, çizgili (benekli, noktalı) kadifeden siyah renkli dörtgen bir râye’si vardı.

 

Livâ’da Ne Yazılı Olduğu

Abdullah b. Muhammed b. Hayyân el-Isfahâni ‘Ahlâku'n-Nebî’ adlı kitabında Büreyde'den şu rivayeti nakleder: "Allah Resulü’nün (Sallallahu aleyhi ve sellem) râye'si (bayrağı) siyah, liva’sı (sancağı) ise beyazdı."Liva’sının üstünde "Lâ ilahe illellâh Muhammedün rasûlullâh" yazılı idi. İbn Abbas'tan nakledilen rivayette şu ilave vardır:

 

Allah Resulü’nün Râye'sinin Adı

Kasım b. Sabit es-Serakustî, ‘ed-Delail’de şöyle der: "Allah Resulü'nün (Sallallahü aleyhi ve sellem) râyesinin adı el-Ukâb idi." Ayrıca Fethu'I-Bârî'de şu bilgi verilir: Denildiğine göre Hz. Peygamber'in (Sallallahü aleyhi ve sellem) el-Ukâb adlı dörtgen siyah bir râye’si ile “Rây’e adlı beyaz ve muhtemelen biraz siyahı bulunan bir râye’si vardı.

 

Ensârın Râye’sinin Rengi

İbn Hacer el-İsâbe'de, Mezîde el-Asariyye'nin özgeçmişini vererek, Ebû Nuaym’da onu anarak kendisinden şu tahricde bulunur: "Resulullah (sav) Ensara râyeler bağladı (çektirdi) ve onları sarı renkte yap­tı." İbn Sa'd'ın Tabakât'ında şu bilgi verilir: Süleym kabilesinin elçi heyeti Hz, Peygamber'e (sav) geldiğinde "bizim liva’mızı kırmızı ve parolamızı da 'öncü' yap dediler” o da öyle yaptı.

Pazartesi, 08 Şubat 2010 13:06 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Mekkenin Fethi -2-

kab_esss.jpg

 

 

Ebû Süfyan'ın Aracılığı:

Ebû Süfyan yola koyulup Medine'ye geldi. Kızı Ümmü Habîbe’nin evine gitti. Oturmak için Allah Rasûlü'nün (s.a.v.) yatağına doğru ilerleyince Ümmü Habîbe yatağı katlayıp ondan uzaklaştırdı. Bunu görünce: "Kızım, yavrum! Beni mi bu yataktan esirgedin, yoksa onu mu benden esirgedin?" diye sordu. O da: "Hayır, bu Allah Rasûlü'nün (s.a.v.) yatağıdır. Sen ise pis bir müşriksin." diye cevap verdi. Ebû Süfyan: "Vallahi, benden sonra sana bir şer isabet etmiş." dedi. Hz. Ümmü Habibe, "Hayır! Allah, bana kötülüğü değil, İslâmiyet’i nasîb etti. Sen ise, işitmez, görmez, taştan yontulmuş puta tapmakta devam ediyorsun!" dedikten sonra ilâve etti: "Babacığım! Senin gibi, Kureyşlilerin büyüğü bir kimse, nasıl olur da İslâmiyet’e uzak kalır?" Ebû Süfyan'ın kızgınlığı daha da arttı. "Yazıklar olsun sana! Senden bu sözleri de mi işitecektim? Ben, atalarımın tapageldiklerini bırakıp Muhammed'in dinine gireceğim, öyle mi?" dedi; sonra da, Hz. Ümmü Habibe'nin yanından öfkeyle ayrıldı.

E-posta Yazdır PDF

Mekkenin Fethi -1-

 

kabe-eski.jpg

 

“Kur’an’ı(n tilavetini, tebliğini ve gereğince davranmayı) sana farz kılan Allah, şüphesiz seni dönülecek bir yere (Mekke’ye) döndürecektir. De ki, “Rabbim hidayetle geleni ve apaçık bir sapıklık içinde olanı daha iyi bilir.” (el-Kasas, 28/85)

"Biz, muhakkak sana, apaşikâr bir fetih yolu açtık. (Bu), geçmiş ve gelecek günahını, Allah'ın bağışlaması, senin üzerindeki nimetini tamamlaması, böylece seni doğru yola iletmesi içindir. Ve Allah'ın, sana çok şerefli bir muzafferiyetle yardım etmesi içindir"

(Fetih, 48/1-3)


Çarşamba, 27 Ocak 2010 08:18 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Efendimizin Seriyyeleri

atl_kk.jpgRasûlullah (s.a.s.)'In Gönderdiği Seriyyeler
 
   Rasûlullah (s.a.s.)in bizzat katılmadığı askerî harekatlara seriyye denmektedir. Bunlar da sırası ile şöyledir:
(1) Rasûlullah (s.a.s.), Ubeyde b. el-Hâris b. el-Muttalib'i Seniyye-tu'l-Mere'nin" aşağı taraflarına gönderdi.
(2) Hamza b. Abdilmuttalib'i 'îs' bölgesindeki deniz sahiline gönderdi. Bu iki seriyyenin gönderme zamanı ya aynı ya da birbirine çok yakın zamanlarda olmuştur. Bu yüzden hangisinin önce gönderildiği konusunda ihtilafa düşülmüştür. Bu ikisi ilk seriyyelerdir ve Rasûlullah (s.a.s.) ilk olarak bu seriyyelerde sancak dikmiştir.
(3) Sa'd b. Ebî Vakkas'ı Harrâr bölgesine gönderdi.
(4) Abdullah b. Cahş'ı Nahle mevkiine gönderdi.
(5) Kölesi Zeyd b. Hârise'yi el-Karede'ye gönderdi.
(6) Muhammed b. Mesleme'yi Ka'b b. Eşrefi öldürmek için gönderdi.
(7) Mersed b. Ebî Mersed el-Ganevî'yi er-Recî' mevkiine gönderdi.
(8) EI-Münzir b. Amr el-Ensârî'yi Bi'ri Ma'ûna'ya gönderdi.
(9) Abdullah b. Atîk'i, Hayber'de bulunan Sellâm b. Ebi'l-Hukayk'ı öldürmek üzere gönderdi.
(10) Ebû Ubeyde b. el-Cerrâh'i Irak yolu üzerindeki Zu'l-Kassa'ya gönderdi.
(11) Ömer b. Hattâb'ı BenîAmir'in yaşadığı bölge olan Turaba'ya gönderdi.
(12) Ali b. Ebî Tâlib'i Yemen'e gönderdi.
(13)  Ğalib b. Abdillah el-Leysî'yi Kadid'deki Kinâne kabilesinden el~Mulevveh Oğulları üzerine gönderdi.
(14) Ali b. Ebî Tâlib'i Fedeklilerden Abdullah b. Sa'd Oğulları üzerine gönderdi.
(15) İbn Ebi'l-Avca es-Sülemî'yi Benî Süleym üzerine gönderdi.
(16) Ukkâşe b. Mihsan el—Esedî'yi el-Gamre'ye gönderdi.
(17)  Ebû Seleme b. Abdilesed el-Mahzûmî'yi Necid bölgesinde Benî Esed'e ait bir su olan Katan'agönderdi.
(18) Benî Harise b. Kays'dan Muhammed b. Mesleme el-Ensârî'yi He-vâzin'den Kuretâlilarmüzerine gönderdi.
(19) El-Hâris b. el-Hazrec Oğulları'ndan Beşîr b. Sa'd el~Ensârî'yi Hayber bölgesine gönderdi.
(20) Zeyd b. Hârise'yi Benî Süleym topraklarından el-Cemûm'a gönderdi.
(21) Yine Zeyd'i Hismamevkiinde bulunan Cüzam kabilesi üzerine gönderdi.
(22) Yine Zeyd'i Irak yolu üzerinde bulunan Nahl bölgesindeki Tarafa gönderdi.
(23) Ebû Bekir (r.a.)'i Fezâre kabilesine gönderdi.
(24) Ebû Musa'nın amcasıEbû Âmir'i Evtâs'a gönderdi.
(25) Yine Zeyd'i Fezâre kabilesine gönderdi. Zeyd Ümmü Kırfa ve diğerlerini öldürdü.
(26) Abdullah b. Ravâha'yı Hayber'e gönderdi.
(27) Diğer bir defada ise Abdullah b. Atîk'ı Ebû Rafı' b. Ebi'l-Hukayk'i öldürmek için Hayber'e gönderdi.
(28) Abdullah b. Uneys el-Cuhenî'yi sırf Hâlid b. Süfyân el-Hüzelî'yi öldürmek için gönderdi. O da onu öldürdü. Rasûlullah (s.a.s.), Abdullah için, onunla karşılaştığında titremeye başlayacağını bir işaret/mucize olarak belirtti. Gerçekten de Rasûlullah'ın dediği gibi oldu.
(29) Birkaç emîri Suriye sınırındaki Mute'ye gönderdi. İlkin Zeyd b. Hârise'yi onlara komutan tayin etti. Şayet o öldürülürse Ca'fer b. Ebî Tâlib; o da öldürülürse Abdullah b. Ravâha'mn komutan olmasını söyledi. Mute'de Bizans'ın Hristiyan askerleri ve Hristiyanlaşan Araplarla karşılaştılar. Her üçü de şehid edildiler. (Allah onlardan razı olsun.) Sancağı Hâlid b. Velîd aldı. Müslümanları toparladı.
(30) Ka'b b. Umeyr el-Gıfârî'yi Suriye topraklan içerisinde bulunan Zâtu Allah'a gönderdi.
(31) Uyeyne b. Hısn b. Huzeyfe b. Bedr el-Fezârî'yi Benî Temim'den Benû el-Anber'e gönderdi.
(32) [Galib b.] Abdillah el-Lesî'yi Benî Mürre topraklarına gönderdi. Cüheyne kabilesinin el-Hurakkoluna mensup olan bazı kişiler ile karşılaştı.
İbn Hişâm, Vakıdî ve el-Imtâ'da. bu isim Süfyân b. Hâlid olarak geçmektedir.
(33) Hâlid b. Velîd'i Kinâne Oğullan'ndan Benî Cezîme'ye gönderdi.
(34) Hâlid'i bir kez de Yemen'e gönderdi.
(35) Amr b. el-Âs'ı Uzre Oğulları topraklarından Zâtu's-Selâsil'e gönderdi. Daha sonra Ebû Ubeyde komutanlığında bir askerî birlik ile onu takviye etti.
(36) Abdullah b. Ebî Hadred el-Eslemî'yi Batn-ı İdam'a gönderdi.
(37) İbn Ebî Hadred'i bir kez de el-Gabe'ye gönderdi.
(38) Abdurrahmân b. Avf'ı Dûmetu'l-Cendel'e gönderdi.
(39) Ebû Ubeyde b. el-Cerrâh'ı deniz sahiline gönderdi
(40) Amr b. Ümeyye ed-Damrî'yi Ebû Süfyân Sahr b. Harb b. Ümey-ye'yi öldürmek üzere gönderdi. Fakat o Ebû Süfyân'ı öldüremedi. Zira şartlar elverişli değildi.
(41) Zeyd b. Hârise'yi Medyen'e gönderdi.
(42) Salim b. Umeyr'i Amr b. Avf Oğulları'ndan Ebû Ifk'e gönderdi. Onu öldürdü.
(43) Amr b. Adiyy el-Hatmî'yi Ümeyye b. Zeyd Oğulları'ndan Asma bint Mervân'a gönderdi. Amr onu öldürdü.
(44) Sümâme b. Usal el-HanefTnin esir edildiği bir seri derdi.
(45) Alkame b. Mucezzir el-Mudlicî'yi gönderdi.
(46) Kürz b. Câbir'i, çobanlan öldürüp gözlerini oyanların ardından gönderdi.
(47) Üsâme b. Zeyd'i Suriye'ye gönderdi. Bu onun son seriyyesidir. Bu seriyye gönderilmeden Rasûlullah (s.a.s.) vefat etti. Ebû Bekir onu gönderdi. Allah'ın rahmet ve bereketi onların üzerine olsun.
                                                                                    

                                                                                İBN HAZM. Cevâmi-us Sîre

Pazartesi, 30 Kasım 2009 20:37 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Efendimizin Savaşları

kl.jpg
 
 
 
 
Rasûlullah (s.a.s.)'In Gazveleri

 
Rasûlullah (s.a.s.), yirmi beş gazve yapmıştır. Sırasıyla bu gazveler şunlardır:
İlki Veddan (el-Ebvâ) Gazvesidir.
Sonra Radvâ bölgesinde yapılan Buvat Gazvesi,
sonra Batn-ı Yanbu'da yapılan Uşayra Gazvesi,
sonra Kurz b. Câbir'i takip için yapılan Birinci Bedir Gazvesi,
sonra İkinci Bedir Gazvesi gelir. Bu Yüce Allah'ın İslâm'ı üstün kıldığı; küfrün reislerinin helak olduğu bir çarpışmadır.
Sonra Karkaratu'l-Kudr'e ulaşıncaya kadar yapılan Benî Süleym Gazvesi,
sonra Ebû Süfyan'ı aramak gayesi ile yapılan Sevik Gazvesi,
sonra Gatafan (Zî Emer) Gazvesi,
sonra Necrân Gazvesi,
sonra Uhud Gazvesi,
sonra Hamraü'l-Esed Gazvesi, Nahl denilen yere yapmış olduğu Zâtü'r-Rıka' Gazvesi, sonra İkinci Bedir Gazvesi,
sonra Dûmetü'l-Cendel Gazvesi,
sonra küfür ehlinin ona karşı düzenlediği son gazve olan Hendek Gazvesi,
sonra Benî Kurayza Gazvesi, Hüzeyl kabilesinin bir kolu olan Lihyan'lılara karşı yapılan gazve,
sonra Zî Kared Gavesi,
sonra Huzâ'a kabilesinden olan Benû'l-Mustalik Gazvesi,
sonra Hu-deybiye Gazvesi,
sonra Hayber Gazvesi,
sonra Fetih Gazvesi (Mekke'nin fethi)
sonra Hevâzin'e karşı yapılan Huneyn Gazvesi,
sonra Taif Gazvesi, sonra Tebûk Gazvesi.
      Bu gazvelerin dokuzunda Rasûlullah savaşmıştır: Muazzam Bedir, -ki ona Bedir savaşı ve Bedir çarpışması da denilmektedir- başta olmak üzere Uhud, Hendek, Kurayza, Benî Mustalik, Hayber, Mekke'nin fethi, Huneyn ve Taif gazvelerinde Rasûlullah (s.a.s.) savaşmıştır.
Yine Rasûlullah (s.a.s.)'ın Vadi'l-Kura ve Gâbe gazvelerinde de savaştığı söylenmiştir. Rasûlullah (s.a.s.), yukarıda sıralanan gazvelerin dışında gazveye çıkmamıştır. Başarı Allah'tandır.

 

                                                                                İBN HAZM. Cevâmi-us Sîre

Pazartesi, 30 Kasım 2009 20:25 tarihinde güncellendi

Sayfa 1 - 2

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.