.

.

Kemal Zengin

E-posta Yazdır PDF

O hadis-i şerif mi?

gl_resul.jpgDiledim bed’ idem ta ide mensur….

Alemlerin rabbi olan Allahu tealaya nihayetsiz hamdden, Resulu zişanına ve onun al ve ashabına en mukemmel şekilde salat ve selam ettikten sonra;

   Öncelikle günümüzde müslümanın durumunu güncelleyecek olursak; ufacık bebeleri terörist ilan edip roketlerle kimyasal füzelerle vurmayı mu'tad gören; annesini anketle kesen, kardeşini deşen, manevi değerlerini yitirmiş maddeye bağlanmış, ermenisinden, rumundan özür dilemesi için ehli küfür tarafından yağlanmış, kirlenmiş paslanmış, kendine ait olmayan ne varsa kıymetlenmiş kendisi de dahil olmak üzere islama ait olan her şeyin hakarete uğramış olduğu şu dünyada bizi ak olan aydın olan münevver olan maneviyatçı olan ecdadının yolu üzere olan madde değil rabb bağımlısı olan kendi değeri başta olmak üzere islamın bütün izzet ve şerefini korumak için canla başla mucadele eden lafla diplomayla cahla rütbeyle değil hakikaten islamın nuruyla Resulullahın sünnetiyle Ehli sünnet vel cemaat akidesiyle Allah dostlarının irşadıyla aydınlanmış dostlarına dost ettiği için elhamdulillah demek herhalde boynumuzun borcudur. Ali haydar efendi (k.s.) buyurduğu gibi, “Ey  kerimu ey rahim ihsanı bol bizi dostla dostluğuna kıl kabul”…

   Eli kalem tutan herkesin bir köşeden bir takım mesajlar verdiği, kimi boş lakırdılarla diyalogtan safsatadan ehli imana yakışmayan sözlerden elmanın armutun faydasından güncel yorumlardan bahsettiği bu alemde elmayı armutu yaradandan sözün en doğrusunu söyleyenden ve şaka değil gerçek olandan, bizim ebedi hayatımıza muteallık olarak  bir ayeti kerimeden bir hadisi şeriften veya bir Allah dostunun sözünden bahsetmemiz bizim için en büyük saadettir. Böyle yazıları okumakta acaba kimin nasibidir. “Benden bir ayette olsa  ümmetime aktarın” hadisi şerifinin mucebince elimizden geldiği kadar dilimizin döndüğü kadar belki Allahu tealanın nasib ettiği kadar ulumu islamiyyeden siz degerli kardeşlerimizi istifade ettirmeğe çalışmak niyetiyle bu köşemizden bir şeyler yazmaya çalışacağız muvaffakiyet ancak Allahu tealadandır….

BİR HADİSİ ŞERİF MEALİ

  Enes (r.a)dan rivayet edildiğine göre Efendimiz (sallalahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Sizden biriniz (dünya veya ahret) hususunda kendisi için sevdiği (arzuladığı şeyi) mümin kardeşleri içinde sevip (arzulamazsa hakiki manada) iman etmiş olamaz.”

 Bu hadisi şerif çoğumuza tanıdık, kulaklarımızın aşina olduğu belki de okurken “hee o hadisi şerif mi?” Diye içinizden mırıldandığınız bir hadisi şeriftir. Fakat gelelim vicdan muhasebesine; peki bu nasihati ne kadar duyuyoruz Resulullah ( sallalahu aleyhi ve selem)’e ne kadar uyabiliyoruz. Evet bugün dünyanın her köşesinde KARDEŞİMİZ olan kimselere neyi murad ediyoruz kendimiz için hangi arzuların peşindeyiz. Buyurun hadisi şerif buyurun biz…..  Genelleyelim arkadaşlar yeryüzündeki bütün Müslümanlara ne istiyoruz kendimize  ne… Ancak böyle düşünmekle filistindeki afganistandaki çeçenistandaki bosnadaki kosovadaki ve bütün bilad-ı islamiyedeki kardeşlerimizle ittihadımız bir bütün olmamız söz konusudur. Kardeşimiz Haylazda olsa aksi de olsa huzursuzlukta çıkarsa ona atılan hiçbir tokada sessiz kalamayız ve kalmamalıyız. Gerçekten son olaylardan sonra Gazzeyi desteklemek arzusuyla elinden gelen her şeyi ortaya koyan Aziz Milletimizi can-ı gönülden tebrik ediyorum. Nasıl ki gazzedeki kardeşimize karşı savunmacı mudafaacı kıskanç davranma refleksini göstermişsek aynı mudafaayı Resul-i Ekrem (s.a.v.)in sünnetlerine karşı da ortaya koymak ümmetliğimizin borcudur diyorum.

                            

            Allahın dininin emrince kardeşler olmamız ümidiyle buyurun muhasebeye.

 
(Bir saat tefekkür bir sene ibadetten daha hayırlıdır.)


E-posta Yazdır PDF

Birlik ve beraberlik nasıl ve ne şekilde?

karnc.jpgÜmmet-i Muhammedin en büyük eksikliği gerek siyasi sahada gerek iktisadi alanda ve gerekse ictimai hayatta fikir birliği gönül birliği ve dava birliğine gidememesi olarak özellikle şu son asırda tebayun etmiştir. Bunun nedeninde hep enaniyet, kendi fikirlerinin doğru olup sair efkarın hatada olduğu yaklaşımını görüyoruz. Fakat bizler önderi olmayan, hakkı batıldan temyiz edecek kitabı bulunmayan bir tartışmaya, muhasamaya tutuştuğunda danışacak yeri bulunmayan kimseler değiliz elhamdülillah. Bizim kitabımız var bizim Muhammed mustafamız var ve bizim meşayıhımız var. Biz de onlara danışalım dağilmayalım, bölünmeyelim parçalanmayalım, birbirimizi 'bunyanı mersus' gibi teyid ve takviye eden kimseler olalım. Şeyh es-seyyid Mustafa İsmet Garibullah (k.s.) büyük şeyh efendi çıkacak arızaları biliyor biz garib evlatlarına 200 yıl evvelinden nasihatlerde bulunuyor. Kendi üstadı Abdullahi Mekki (k.s.) nin şeyhi Halid-i Bağdadi'den nakledilen bir mektubu bizimle paylaşıyor. Ve nasihat tutmamızı emrediyor.

Bir olun cümleniz! Halid buyurdu     Kamu ihvana mektubla duyurdu

Bu kemter gördü ihvanlar okurdu      Sakın ayrılmayın ferman buyurdu

Aziz tut emrini hakka gidelim           Cemali ba kemale seyredelim.

Beytin manası “Halid-i Bağdadi –kuddise sirruhu- (ihvanlarına) ‘hepiniz bir olun! buyurdu. Bütün ihvanlara bu emrini mektupla duyurdu. Bu ziyade noksan (İsmet garibullah tevazu ederek kendisine kemter/noksan diyor) gördü ihvanlar okurdu. Bu mektupta Halid-i bağdadi (k.s.) “sakın ayrılmayın” diye emir buyurdu. Aziz kardeşim Halid-i bağdadinin emrini tut hakka gidelim cemali ba kemale seyredelim.

Peki bir olacağız ama bizi birleştirecek ve bir araya getirecek; bu binanın tuğlalarını birbirine yapıştıracak şey ne? Bu harc  bir milliyetmi yoksa kullandığı lisan mı yoksa maddi güç mü? V.s. Hayır hayır!! Bilakis bu harc kelime-i tevhid ehli olan herkesin gönlündeki sapasağlam imanından başkası değil. İman ne kadar sağlamsa o kadar bir aradayız ne kadar zayıflattıysak o kadar birbirimizden koptuk demektir. Eğer birbirimizden ayrılıp koparsakta işte bugünkü felakete düçar oluruz. Bizi bir araya getiren kuranı kerim ne emrediyor.

“ Allah’ın ipine (kurana) sımsıkı sarılın”Al-i imran suresi

“ İşte bu Kuran en doğru yola ileten (bir rehberdir)” İsra suresi

“Allaha ve ahiret gününe kavuşamayı uman ve Allahı çokça zikreden kimseler için Resulullah ( sallallahu aleyhivesellem)de en güzel bir örnek vardır.

Daha nice emirler bu Kur'anı Kerim'in tutulacak en güzel bir yol ve ona uyanlarında ne büyük bir saadet içinde olduğunu bizlere müjdeliyor. O zaman günümüzde bir takım fikriyatlar ortaya atarak kuranı kerime ehl-i sünnet vel cemaat akidesine muhalif akımlara kalkışan kimseleri görüşlerini ehli sünnetin görüşlerine uydurmaya davet ediyoruz. “Bugünün şartlarında böyle olur” diyerek kendine kılıf arayanları da minare çalmaktan vazgeçmeye davet ediyoruz. Biz elçiyiz bizim vazifemiz ancak tebliğ etmektir. Buyrun hep birlikte aynı çatının altına, buyurun selamete, buyurun saadete, buyurun  velayete…








Sayfa 2 - 2

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.