.

.

Diğer Meseleler

E-posta Yazdır PDF

İsim deyip geçmeyin....

bebk.jpgÇocuklara isim koyarken dikkat edilecekler

Çocuklara isim koyarken dikkat edilecekler

Çocuklara isim koyma hadisesi, doğumunun haftasında ya da daha önce bir vakitte, çocuğun sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okunmasıyla birlikte gerçekleşir

Çocuklara isim koyma hadisesi, doğumunun haftasında ya da daha önce bir vakitte, çocuğun sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okunmasıyla birlikte gerçekleşir. Bu uygulamayı, Hz. Hasan doğduğunda Efendimiz (sav)'in Hz. Hasan'a yapmasıyla biliyoruz.

İnsanların evlenmesinin en temel gayelerinden biri, çocuk sahibi olmaktır. Peygamberimiz (sav)'ın deyişiyle çocuk: "Kalplerin meyvesi, gözlerin nuru" dur. Çünkü doğum büyük bir sevinç sebebidir. Efendimiz (sav), oğlu Hz. İbrahim'in doğum haberini getiren, Ebu Rafi'ye büyük hediyeler vermiş, bizim de doğum sonrası, hayırda bulunmamızı tavsiye etmiştir.

 

Böylesine önemli ve müjdeleyici bir varlığa isim konulurken de keyfi yaklaşımlardan uzak durup, Allah Resulünün tavsiyelerine kulak asmak zorundayız.

Peygamber Efendimiz (sav): "Siz, kıyamet günü kendi isimleriniz ve babalarınızın adları ile çağrılacaksınız. Bu sebeple isimlerinizi güzelleştiriniz" buyurmaktadır.

Çocuğa kim isim koyacak?

Dünyaya gelen çocuğa kimin isim vereceği o kadar önem arz etmese de İslam âlimleri, bu konularda görüşlerini bildirmişlerdir. Bu konuda öncelikli hak babaya aittir. Baba ölmüşse ya da onun izni dâhilinde bu hak anneye devredilebilir. Çocuğa isim verme hakkının anne tarafından kullanılmasının en güzel örneği, Efendimiz (sav)'dır. Ona Muhammed adını, annesi, annemiz Hz. Amine koymuş idi.

Tavsiye edilen isimler

Allah'a en sevimli gelen isim

Allah'ın güzel isimlerinin öncesine bir "abd" kelimesi getirerek çıkan terkib-i izafîyi çocuğa İsim olarak koymalıdır. Abdullah, Abdurrahman, Abdürrahim, Abdüssamed, Abdürrezzak, Abdüşşekûr gibi. Efendimiz (sav) İbni Mace'de geçen bir hadiste: "Allah'a göre isimlerin en sevimlisi Abdullah ve Abdürrahmân (adları)dır" buyurmuştur.

Peygamberlerin isimlerini koyunuz

Peygamberimizin ya da diğer peygamberlerden birinin adını, çocuklara isim olarak vermek güzel karşılanmıştır. Bu yolda hareket etmekle, o yüce şahsiyetlerin siretinin çocukta görülmesini arzu ve onun şahsında o peygamberin adının anılması ile manevî bir tecellinin ortaya çıkması umulmaktadır. Bu sebeple Resul-i Ekrem (sav) "Enbiyanın isimlerini (çocuklarınıza) koyunuz" buyurmuştur. Yaşantısıyla, Ashabının yaşantısı arasında en ufak bir fark bulunmayan Resulullah (sav), kendisinin oğlu dünyaya geldiğinde: "Bu gece benim bir oğlum dünyaya geldi. Ona (büyük) babam İbrahim aleyhisselamın adını koydum" diyerek sevincini ve ona verdiği ismi ashabına duyurmuştur. Bu hadisten öğrendiğimiz bir başka şey ise, Efendimizin çocuğuna doğumuyla aynı gün isim verdiğidir.

Hayra yormaya müsait isimler olmalıdır

Çocuklara konulacak isimler hayra yormaya müsait ve güzel çağrışımlar yapmaya elverişli isimler olmalıdır. Hasan, Hüseyin, Zeynep, Fatıma, Said, Selim, Abid, Nâci ve Sehil gibi.

Resulullah, beğenmediği isimleri değiştirirdi

Resulullah (sav), beğenmediği isimleri değiştirmiştir. Onlardan bir kaçını, sebepleriyle birlikte belirtelim: Asî ve Asiye isimlerini; Allah Teâlâ'ya itaatsizlik manası taşıdığı için değiştirmiştir.  Aziz ismini; izzet ve ululuk Allah'a mahsus olduğu için, Hubab ismini; yılan cinsinden birinin adı olduğu için, Şihab ismini, ateşten bir yalının adı olduğundan dolayı; Afira ismini ise; çorak ve verimsiz araziye denildiği için değiştirmiş veya bu istikamette tembihte bulunmuştur.

Konulması caiz olmayan isimler

Allah'tan başkasına kulluk manası taşıyan isimlerin çocuklara verilmesi, uygun görülmemiştir. Abdüllât, Abdülmenât, Abdüluzza, Abdüşşems, Abdülkâbe, Abdünnebî ve Abdülvatan gibi...

Cenâb-ı Hakk'a mahsus isimleri, öncesine "abd" kelimesi eklenmeden çocuğa ad olarak koymak kesinlikle yasaklanmıştır: Hâlık, Rezzak, es-Samed gibi. Bu isimlerin konulması ittifakla haramdır.

Şeytana veya gayrimüslimlere mahsus bir ismi koymak: Han-nas, Ecda, Ebu Leheb ve Dallas gibi. Hz. Ömer (ra), Mesruk bin Ecda ile karşılaştığında ona: "Sen kimsin?" diye sormuş. O da: "Mesruk bin Ecda'yım" cevabını vermiş. Hak ile batılı ayırma konusunda büyük bir titizlik gösteren Hz. Ömer: "Ben, Resulullah'tan Ecda (adın)ın şeytan ismi olduğunu işittim" demiştir.

'Berre' ismi gibi nefsini temize çıkarmaya ve kendini üstün görmeye müsait bir isim koymak: İnsanlığın terbiyecisi olarak bulunan Peygamberimiz Efendimiz (sav): "Kendinizi temize çıkarmaya çalışmayınız. Allah, hanginizin iyiliğin ehli olduğunu daha iyi bilir" buyurmuştur

Cuma, 16 Ocak 2009 05:38 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Müzik aleti çalmayı öğrenmek zaman israfı mıdır? -3

davul.jpg3-Müzikten lezzet almak.

Hadisi şerifte: “Çalgı dinlemek masıyettir, orda oturmak fasıklıktır,  ondan lezzet almak küfürdür.” Bu hadis tehdit üzeredir. Yani nimete nankörlük etmiştir. Veya azaların yaratıldığı gayesinin dışında kullanılması, nimete nankörlüktür. Veya hakikatten helal görmek küfrü gerektirir.

Tarikatı Muhammediyye şerhi Bekika’da şu açıklama vardır: cilt5, sahf: 302


Cuma, 07 Kasım 2008 13:06 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Müzik aleti çalmayı öğrenmek zaman israfı mıdır? -2

mzk.jpg2- Bunlar için ücret vermek, kiralamak satınalmak ticaretini yapmak.

<<<Makhul, Aişe’den -r.anhâ- şöyle rivayet etti: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Herkim ölür de yanında çalgıcı bir cariyesi olursa, üzerine namaz kılmayın.”

Kurtubi Devam ediyor: Tirmizi ebi Umame’nin –r.a.- Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den şöyle buyurduğunu rivayet etti: Çalgıcı-şarkıcı cariyeleri satmayın satınalmayın,  onlara (çalgı-şarkı) öğretmeyin. Onların ticaretinde hayır yoktur, ücretleri haramdır, bu gibisi hakkında şu ayet inmiştir:

Cuma, 07 Kasım 2008 13:02 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Müzik aleti çalmayı öğrenmek zaman israfı mıdır? -1

deffff.jpgİLİMSİZ - YETERSİZ KİŞİLERİN  FETVALARINDAN BİRİ !!!

<<

Esselamu Aleykum Sayın Hocam!

Kız kardeşim biraz müziğe meraklı, keman çalmayı öğrenmek istiyor bir keman edineyim, kursa gideyim, öğreneyim diyor. Ben de kendisine öncelikli olarak yapmamız gereken işler varken böyle bir şeyle uğraşmak hem zaman hem para israfı olur diyorum ama üzülüyor. Bu durumda ne yapmamı önerirsiniz sayın hocam? Bir müzik aleti çalmayı öğrenmek zaman israfı mıdır?

Perşembe, 14 Temmuz 2011 14:47 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Miras Hukuku - 3

mimber.jpgBABANIN HALLERİ

Baba için üç hal vardır.

Birinci hal: Farzı mutlak denilen altıdabiri alır. Bunu alabilmesi için meselede oğul veya oğlunoğlu veya daha aşağısı ile beraber olması gerekir. Kalan altıdabeş başka varisi yoksa oğul, oğlunoğlu veya daha aşağıdakinin olur.

İkinci hal: Hem farz olarak altıdabir hissesini alır, hem de asabe olarak kalanı alır. Bunları alabilmesi için kız, oğlun kızı veya daha aşağısı ile beraber olması gerekir.

Üçüncü Hal: Sadece asebe olup, kalanı alır. Bunu alabilmesi için ölünün çocuğu, oğlunun çocuğu veya daha aşağısının babayla beraber bulunmaması gerekir.

 
KOCANIN HALLERİ

Kocanın iki hali vardır.

Birinci Hal: Eğer ölünün çocuğu, oğlunun çocuğu ve daha aşağısı yoksa terekenin ikide birini alır.

İkinci Hal: Eğer ölünün çocuğu, oğlunun çocuğu  ve daha aşağısı varsa terekenin dörtte birini alır.

 ZEVCENİN HALLERİ

Zevcenin iki hali vardır.

Birinci Hal: Eğer ölünün çocuğu, oğlunun çocuğu ve daha aşağısı yoksa terekenin dörttebirini alır.

İkinci Hal: Eğer ölünün çocuğu, oğlunun çocuğu ve daha aşağısı varsa terekenin sekizdebirini alır. Zevce bir tane ise sekizdebirin hepsini alır. Daha fazla ise sekizdebiri eşit bölüşürler.

ÖZ KIZLARIN HALLERİ 

Benatü s-sülbiyye denilen özkızların üç hali vardır.

Birinci hal: Eğer birtane ise terekenin yarısını alır.

İkinci hal: Eğer iki veya daha fazla ise terekenin üçteikisini alıp, eşit olarak paylaşırlar.

Üçüncü Hal: Erkek kardeşi ile beraber asabe olurlar. Bu durumda erkek iki kız hissesi alır.

 

Çarşamba, 29 Ekim 2008 16:40 tarihinde güncellendi

Sayfa 5 - 8

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.